ATLAS İNTİHAR ETSE KENDİNİ NEREYE ASARDI?
... BULANTI
Tarih: 03:08, 4/11/2006
Atlıkarınca dönmeye başladı yine
Doğudan batıya, dünyanın tersine.
Kaos; tacına bir günah daha eklemiş,
Karanlık ülkesinde.
Bakireler, kaybetmiş çığlıklarını.
Ellerinde sökülmüş tırnakları,
Gözlerinde kan damlalarıyla, dönüyorlar...
Kesilmiş bileklerine sığınmış soğuk elleriyle tutunarak
Atlıkarıncadaki beyaz atın soğuk gülüşüne.
Dişlilerin arasına sıkıştıkça bakire çığlıkları,
Kahkahalar atıyor karıncanın ifadesiz atları.
Atlıkarınca dönüyor, bakireler çıldırıyor
Bakireler çıldırıyor, atlı karınca dönüyor...
Döndükçe bir tapınak icat ediliyor uzaklarda
Kandan, tırnaktan ve çığlıktan.
Avlusunda timsal; hareketsiz ve ifadesiz beyaz at,
Soğuk mika teninden günahlar akıtan.
Sarnıçlara taşınıyor günahlar,
Tırnaksız bakire elleriyle.
Zamanı gelince çırılçıplak yıkanılsın diye.
Yıkanılsın ki; ıslak saç kokusuna uyansın
Avludaki beyaz at, timsal olma halinde...
GEN
Tarih: 00:04, 28/10/2006
Ölü bir yunusun tadını hissetti ağzında,
Ve dilini damaklarında gezdirdi usulca.
Dikenli yengeçlerin üzerine basaraktan yürüdü
Gözlerindeki utanç bandını çıkardı ama hala her yer siyahtı
Çıtırt diye son çığlığını attı
Ayağının altında dört tane kurumuş incir yaprağı
Ve ısırılıp bırakılmış bir elmanın çürüklüğü vurdu burnuna
Sonra ayak sesleri arkasında!
Bir günahın tohumu olma ağırlığında
Tuttular, vurdular.
Giydirdiler çıplaklığını
Ve alnına dövdüler kızgın demirlerle
Hiç çıkmayacak utanç ilencini.
GARİP
Tarih: 20:15, 22/10/2006
Bir tene sarılmak ve uyumak istiyorum
Öğlene doğru uyanmak
Yatığımdan kalkmadan yiyecek bir şeyler spariş etmek istiyorum
Yemek gelene kadar duş almak
Çalan kapıyı bornozumla açmak
Balkonumda deniz kokulu kahvaltı yapmak
Arkasından türk kahvesi ve sigara keyfi yapmak istiyorum
Sonra yürümek bahçede
Güneşe bakınca hapşırmak
Araba yıkarken çocukları ıslatmak
Gidip marketin birinden alış veriş yapmak
Dönüp, aldıklarımı özenle yerleştirmek, ortalığı toparlamak
Zevkimce bi sofra hazırlamak, yanında ellilik tekirdağ açmak
Biraz yemek biraz içmek biraz sevişmek
Sonra bir tene sarılıp uyumak istiyorum
Ya da istemiyorum, belki sadece özledim.
İNCELİKLER
Tarih: 00:06, 16/10/2006
Bahçedeyim gecenin en gecesi en siyahı
Denizin sesi kulaklarımda, ıslaklığı tenimde
Çiçeklere dokunarak yürüyorum ıslak toprağın üzerinde
Bastıkça parmaklarım arasından fışkırıyor toprak
Bastıkça basasım geliyor, ve yürüyorum.
Derken duruyorum en sevmediğim çiçeğin önünde
En sevmediğim renkte
En iri dikenini söküyorum yerinden
Parmak uçlarımı çiziyorum ince ince
Ve ince ince sızıyor yaşamanın karanlık yanı ellerime
En sevdiğim renkte...
Alıp, kokusu kayıp ıslak bir saç telini
Bir kerede geçiriyorum iğnenin deliğinden el yordamı.
İnce ince dikiyorum inceliklerimi
İşinde usta cerrah misali.
Parmak uçlarımda bir (X) işareti
Artık dokunaraktan arayacağım kendimi…..
EKSİLİYORUM
Tarih: 23:17, 1/10/2006
Sakallarımı kesmiyorum dört gündür.
Her sabah aynaya baktığımda;
Bir koleksiyon parçası gibi hissediyorum
(Ben ki bir koleksiyoncu sanırken kendimi
Sahibi olmayan bir koleksiyonda yerimi alıveriyorum nacizane)
Eski mesajları okuyorum masal niyetine
"Sen acının eski atlılarındansın
Bir yanın vurulsa da bir yanın ayakta kalır" diyor.
Arıyorum ama ne atım var ne de ayakta kalan yanım...
Sakallarımı kesmiyorum dört gündür
Akşamları ne yediğimi hatırlamıyorum,
Kimle yattığımı...
Her sabah tuhaf bir şeyle uyanıyorum.
Vicdan azabı değil, pişmanlık değil?
Tuhaf bir şeyle uyanıyorum her sabah.
Ve her sabah eksiliyorum, siliyorum, siliniyorum.
{ Son Sayfa } { Sonraki Sayfa }
|